ÖDEV YAPMAYI SEVİYORUM, NASIL MI?

 

“Her akşam ödev savaşları yaşıyoruz “
“Ödev yapmak saatler sürüyor “
“Çocuğumdan daha fazla ödev yapıyorum”
“Ödevler baştan savma ve yarım yapılıyor”
“Ödevler yüzünden ilişkimiz bozuldu”


Bu cümlelerin en azından biri size tanıdık gelecektir. Çünkü siz de çocuğunuzun ödevleri söz konusu olduğunda bu cümlelerden birini mutlaka söylemişsinizdir. Peki, bu cümleleri kurmamak ve anne baba olarak çocuklarımızın ödevlerini severek yapmalarını sağlamak için nasıl bir yol izlemeliyiz? Bir gözden geçirelim mi?
EMPATİ kurmak, aslında anahtar kelimedir. Anne baba olarak çocuklarınızı anlamaya çalışın. Birkaç dakika durun ve düşünün! Siz onların yerinde olsaydınız ne hissedersiniz ve size nasıl yaklaşılmasını isterdiniz?

Biz yetişkinler işe gitmek için nasıl erkenden kalkıyorsak çocuklar da sabah erkenden kalkıp okula gidiyor. Günün büyük bir kısmını ( ders araları olsa da) yoğun bir programla okulda geçiriyor. (Tıpkı sizin işteki bir gününüz gibi.)  O da sizin gibi yoğun bir günden sonra eve dönmeyi iple çekiyor. Okuldaki yoğun programla yorulan çocuk, eve döndüğünde daha kapıdan girer girmez :“Hemen ödevlerini bitiriyorsun!” gibi bir cümleyi duymak bile istemiyor. Bütün gün evini özleyen çocuk, eve dönüğünde biraz dinlenmek, evde eğlenceli vakit geçirmek istiyor. Kısacası aynı sizin gibi evin tadını biraz çıkarmak istiyor.

ONA NE YAPMASI GEREKTİĞİNİ SÖYLEMEYİN.Çünkü bunu sürekli söylediğinizi bildiği için ya sizi dinlemeyecek ya da size kulaklarını tıkayacaktır. Bunun yerine onu sıcak bir “SEVGİ” ve “HOŞ GELDİN”le karşılayın. Evde neler yapması gerektiğine kendisi karar versin.

EVDEKİ PROGRAMI KENDİSİ BELİRLESİN.Çocuğunuza sorumluluk vermezseniz hiçbir zaman büyümeyecektir. Bırakın ödevlerini ne zaman yapacağını o düşünsün. Ödev ONUN SİZİN DEĞİL! Anne babanın görevi çocuğa zorla ödev yaptırmak değil, onu buna motive etmektir. Ödevlerini yapmamanın sonuçlarına kendisi katlansın ve davranışlarının sonucunu görerek, yaşayarak anlasın ve sorumluluk almayı öğrensin. Onun da bir birey olduğunu unutmayın ve ona saygı duyun.

YETERİNCE DİNLENMESİNE İZİN VERİN.Dinlenme yöntemine ( dışarıda top oynamak, arkadaşlarını ziyaret etmek, oyuncaklarıyla oynama vb. ) çocuğunuz karar versin.

ÖDEVLERİ AKADEMİK BAŞARI KRİTERLERİ OLARAK GÖRMEYİN.Çünkü okul başarısı; sınıf içerisinde dersi dinlemeyi, anlamayı, okulu sevmeyi ve arkadaşlarıyla iyi ilişkiler kurmayı da kapsar. Ödev, bunun sadece bir parçasıdır.

Ödevlerin kişiler için ne fayda sağladığına kısaca bir bakalım:

ÖĞRETMEN İÇİN:
  • Okulda verilen bilgilerin çocuklar tarafından alınıp alınmadığının kontrol edilmesini,
  • Okulda verilen bilgilerin evde tekrar edilip, pekiştirilmesini,
  • Çocukların sorumluluk alma, verilen görevi tamamlama, planlama yapma becerilerini geliştirmeyi ve öğretmenin çocuğu bu bakımdan tanımasını,
  • Okulda verilen bilgilerin gerçek yaşamlarında kullanılarak kalıcı hale gelmesini,
  • Araştırma yapma, bilgiye ulaşma yollarını öğrenme, edinilen bilgileri bütünleştirebilme gibi becerilerin gelişmesini sağlar.
 
ANNE BABA İÇİN:
  • Ev ödevleri okulla ev arasında bağlantı sağlayan önemli bir araçtır.
  • Çocuğun eğitiminin nasıl gittiği hakkında bilgi verir.
  • Çocuğun sorumluluk alma, zamanı iyi kullanma gibi becerilerinin gelişimini gösterir.
  • Anne babanın çocuğun eğitimine önem verdiklerini göstermelerini ve ilgilenmelerini sağlayan bir araçtır.
 
ÇOCUKLAR İÇİN:
  • Okulda edinilen bilgi ve becerilerin tekrarını ve pekiştirilmesini,
  • Okuma, yazma, aritmetik gibi temel akademik becerilerin gelişmesini,
  • Sorumluluk alma, bir işe başlayabilme ve sürdürebilme, zamanı kullanma gibi önemli becerilerinin gelişmesini,
  • Araştırma yapma, bilgi toplama ve bu bilgileri bütünleştirebilme becerilerinin gelişmesini,
  • Okulda edinilen bilgilerin gerçek yaşamda kullanılması yoluyla öğrenme motivasyonu sağlar.

ÇOCUĞUNUZU SADECE ÖDEVLERİNİ YAPTIĞI İÇİN SEVMEYİN. Çocuğunuza onu “koşulsuz sevdiğiniz” mesajını verin. Bazı anne babalar okul başarısını ödev yapma ile eşit tutarak çocuğa ödevini bitirince ödül, bitirmezse ceza veriyorlar. Sonuçta çocuk öyle bir noktaya geliyor ki sadece ödevini yaptığı için sevildiğini. Ödevlerini yapmazsa ya da yanlış yaparsa da sevilmeyeceğini düşünüyor. Baskı altına giriyor. Süreç içerisinde çocuğun bakış açısına göre ödevler ve akademik başarı sevginin tek koşulu haline geliyor.

Başarı = Sevgi
Başarısızlık= Sevgisizlik

Çocuklar da bizler gibi bazı dönemlerde çeşitli nedenlerden dolayı başarı ya da başarısızlık gösterebilirler. Olumlu ve doğru mesajı çocuğunuza verdiğinizde çocuk, korkularını bir kenara atıp ödevlerini eğlenerek yapacak ve akademik başarısını yükseltecektir.

DESTEK ALIN. Bazen çocuklarınıza gösterecek sabrınız olmayabilir. Ödevini yaparken çocuğunuza sinirli ve sabırsız davranabilirsiniz. Bu tavır onları olumsuz etkileyecektir. Böyle zamanlarda ona yardımcı olabilecek tanıdığınız sabırlı, hoşgörülü birinden yardım alabilirsiniz.

Kısaca, karşımızdakinin çocuk olduğunu unutmamalıyız. Ödevler çocuğun hayatı değil, onun hayatının küçük bir ayrıntısıdır. Hayat; akademik başarı ve ödev başarısından ibaret değildir.

Çocuğunuzun bir birey olarak kendi seçimlerine saygı duyun ve onu destekleyin. Böylece kâbusa dönüşmeden ortak çalışmanın mutluluğunu, başarının tadını birlikte yaşayın.

Sevgilerle…